Meet the Young Me / Genç Benle Tanis

 

Son zamanlarda annemle olan üniversite seçme/tanıma/gezme etkinliklerimiz sebebiyle, ne kadar “büyümüş” olsa da öğrenci olmaya devam eden bir sürü akademisyenle tanışıyorum. Nedenini hala çözemediğim, ama üniversite mezunu kimle konuşsanız habire duyduğunuz, ” ah keşke, keşke sizin yerinizde olabilsek” yakarışlarına bu ara çok sık rastlıyorum. Üstelik Sabancı ve Koç Üniversitesi rektörleri bunu bilinç altıma “üniversite en güzel yıllardır hatun, haberin olsun” şeklinde öyle bir kazıdılar ki, mezun olduğumda “hayır, bunu bana yapamazsınız, ben bunu hak edecek ne yaptım?!” niye bağırmaktan korkmaktayım.

  İster istemez düşünmeye, merak etmeye başladım; hayatımızın belli başlı günlerine dönmeyi bile nadiren iç geçirerek söyleyen biz insanoğlu, nasıl olur da dört hatta bazen beş senelik bir dönemi tekrar yaşayacak kadar sevebilirdik ve bu herkes için geçerli miydi? Bu üniversite hayatına mı yoksa sorumluluklardan alabildiğine özgür bir gençliğe olan özlem miydi?

  Eğer kendi soruma kendim cevap vermem gerekseydi, cevabım kesinlikle gençliğin o özgürlüğüne, rahatlığına ve çılgınlıklarına duyulan özlem olurdu. Uzaktan ne kadar keyifli ve rahat gözükse de anladığım kadarıyla üniversite öyle elini kolunu sallayarak geçilmiyormuş. Hatta rivayetlere göre en güzel günlerini yaşasan da en sıkıntılı günlerini de -sabahlamak, projeler, kimsenin geçemediği o ders!– orada yaşıyormuşsun…

  Tabi biz ne yapıyoruz? Geçmişe saplanıp kalmıyoruz. Yolumuza devam ediyoruz! Ah gençliğime dönseydim, dönebilseydim diye kendimizi paralamıyoruz ve kendimizi gençlerden de genç, dinamik ve özgür hissedicek sembolleri hayatımıza taşıyoruz. Nasıl mı?

  Örneğin, filmlerde ve dizilerde sık sık karşımıza çıkan bir “erkek orta yaş krizi” vardır. Bir anda, el bakımlarına gitmeler, saç bakımlarını uygulamalar, kremler, jeller, spor ve tabiki motorsiklet erkeğin hayat tarzı olur. Hepsi bir yana, motorsiklet apayrı bir semboldür bizim için. Çünkü motorsiklet her parçası ve ekipmanıyla “asidir”, “özgürdür”, “gençtir” ve hangi yöne gideceği, nerede duracağı belli değildir. Bu tam anlamıyla “ben özgürüm, benim yaşamım, evet ben yaşıyorum!” anıdır.

İşi daha da özele indirgersek, motorsiklete o asilik ve gençlik havasını katan, ve bir orta yaş krizini onsuz atlatamayacağınız şey kesinlikle deri monttur! Ki bence her kendini bilen dolabın vazgeçilmez ve eskimez parçasıdır. Deri mont seksidir, gençtir, dinamiktir, asidir, özgürdür ve bağımsızdır! Tek sıkıntı, senin deri montunu benim deri montumdan ayırıcak detaylar sınırlıdır. Yani sınırlıydı… 

Custom Rebels

  Çok yakın bir zamanda, uluslararası medyanın en çok takip ettiği çiftlerden biri olan Kardashian ve West’in düğünlerine istesek de istemesek de tanıklık ettik. Hem yazılı medyada hem de sosyal medyada oldukça fazla yer buldu, benim de istesem de istemesem de gözüm takıldı.

  Konudan alakasız olsa da söylemem gereken bir şey var ki “gelinliği hiç beğenmedim, hiç Kardashian bulamadım.” O zaman minik bir çıkarım yapmak lazım: Marka diye herşeyi giyme, olmuyor. 

  Bu düğünün ikinci özelliği ve bence en önemlisi beni Custom Rebels ile tanıştırmasıydı! “Kardashian-West” çifti bu markanın yayılmasında büyük önem arz etmekte. Şahsen onlar sosyal medyada Custom Rebels’in tasarımı olan “Yeni Evli” deri montları giydikten sonra, heryerde, bütün sosyetenin ve moda bloggerlarının instagram hesabında görür oldum türevlerini.

Screen Shot 2014-07-08 at 08.32.26

 

  Artık senin deri montunu benim deri montumdan daha kişisel ve farklı kılan yazıların var!!!  Üstelik çeşit çeşit, tür tür, kendini nasıl ifade etmek, sırtında ne yazsın istiyorsan onu elde etmek için birsürü şansla birlikte…

  Ben İnstagram hesaplarına üzün süre saplanıp kaldım, sizi de bu güzellikten mahrum etmek istememekteyim. Bu arada fotoğraflara geçmeden, ürünün bilincinde olmak lazım… Sonra hayal kırıklığına gerek yok, şahsen ben yaşadım. Türkiye’de birazdan adını ve instagram hesabını paylaşacağım bir dağıtıcısı var. Ek olarak; çok sevdiğim, canım arkadaşım, Mina Başaran fiyat için bir mail attığında cevabını 1600 tl olarak almış, bilginize.

 İşte o güzelim montlar 🙂

Screen Shot 2014-07-08 at 08.40.54 Screen Shot 2014-07-08 at 08.41.20 Screen Shot 2014-07-08 at 08.41.46 Screen Shot 2014-07-08 at 08.42.06 Screen Shot 2014-07-08 at 08.42.30 Screen Shot 2014-07-08 at 08.42.43 Screen Shot 2014-07-08 at 08.42.59 Screen Shot 2014-07-08 at 08.43.29Dediğim kadar var dimi?

Eğer olurda yolunuz düşer, canınız çeker, bir de siz almak istersiniz yada sadece görmek istersiniz, dağıtıcı “Selfestate”, Galata’da bulunuyor.  İnstagram hesabı: http://instagram.com/selfestate şeklinde.

Bir göz atın derim, çünkü kendilerini  “A concept store in Istanbul, Galata with distinctive curations of intellectual fashion, art, book and music in a truly inspiring environment.” olarak tanımlıyorlar. Sadece deri değil, sanat ve kültür koktuğu çok bariz 🙂 ( İnstagram hesabından mağzanın direk site linke ulaşabilirsiniz.)

Screen Shot 2014-07-08 at 08.53.19

 

-Tuana 🙂

 

Advertisements

One Comment Add yours

  1. Billy says:

    You post very interesting content here. Your website deserves much more traffic.

    It can go viral if you give it initial boost, i know useful tool that can help you,
    simply type in google: svetsern traffic tips

    Like

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s