Carrie’ce – Carrie’ish!

  Üniversite sınavının benim için en stresli dönemi bittiğinden beridir, yazmayı ne kadar çok özlediğimi farkediyorum. Etrafımdaki herşeyi yazılarıma ilham kaynağı öğeler olarak görüyorum fakat kapsamlı, dolu dolu, teması olan yazılar yazmayı daha çok seviyorum. Bu sebeple dergileri uzun uzun karıştırıyor, dikkatimi çeken terimleri not alıyorum ve yazılarımda bir  bütün haline getiriyorum. Sadece dergiler değil elbette; “vogue.com” benim en önemli ilham kaynağım. “Count Dracula yaşıyor” adlı yazımda da yaptığım gibi, kıyafetleri bilindik efsanelere, karakterlere, hayallere yakıştırmayı, insanların kafasında tek  bir imgenin kolayca canlanmasını ve yazıyı okurken “evet, aynen böyle!” diyebilme ihtimallerini çok seviyorum.

 

Bugün “Vogue”‘a yaptığım klasik ekran ziyaretini tekrarlarken, iki ayrı imge canlanıverdi aklımda. Bir tanesi, Resort 2015 incelemesi yaparken, Channel ve Christian Dior’da hisettiğim Carrie Bradshaw ruhu! ( Kendimi bu tam Carrie’lik demekden alıkoyamadım!) Bir diğeri ise, yine Resort 2015 incelememde Burçe Bekrek ile karşıma çıkan “Siyahın Gücü” teması.

 


 

Carrie Bradshaw (Sarah Jessica Parker ve Anna Sophia Robb) , Channel ve Christian Dior..

Carrie Bradshaw, bir dizi karakteri olmasına karşın, bence günümüzün en önemli moda ikonlarından bir tanesi ve eksilmeden bu özelliğini taşımaya devam ediyor. Sex And The City serisinin baş kahramanı ve bir çok kızın “ÇOK BENZİYORUZ” demekten kendini alıkoyamadğı huyları, düşünceleri olan Carrie Candance Bushnell tarafından yaratılmış. Yaratılışındaki “inceyi” izleyerek öğrenmenizi ısrarla tavsiye etmekteyim! Ama kendini yabancı hissedenler için Carrie hakkında söyleyebiliceklerim şunlar:

1) Yazar. Vogue’da bir köşeye sahip olacak kadar şanslı ve başarılı. Yazarlıkda ün kazandığı ve kitabına ad veren köşenin adı, aynı zamanda dizinin adı, Sex And The City.

2) New York aşığı, tam bir şehir kızı.

3) Channel’in önünden geçerken vitrindeki ayakkabıyı görünce “bu akşam bu ayakkabı benim ayaklarımda olmalı” diyecek türden bir kız.

4) Karnı açken Vogue Dergisi ile daha çok doyduğunu söylüyor.

6)Tabiki bir büyük aşkı ve bir sürü eski sevgilisi var.

7) Kız arkadaşları Miranda, Samantha ve Charlotte’a çok bağlı, erkeklerin geçici, kız arkadaşlıklarının ise kalıcı olacağını düşünüyor ama zaman zaman evlenmedikleri için boşluk ve depresyon yaşıyolar.

8) Bazen öyle kıyafetlerle sokağa çıkıyor ki ben bile “sadece dizi olduğu için böyle, kim cesaret eder?” oluyorum. Kıyafetin idaası, çoğu zaman uyumsuzlukları ve abartı halleri! Fakat sonuç olarak bir Carrie Bradshaw stili var! 


ImageImage

Carrie Bradshaw -Sarah Jessica Parker sol tarafta and Anna Sophia Robb sağ tarafta 🙂

ImageImage

Image

Image

Şimdi sizleri Christian Dior‘un Resort 2015 şovuna davet ediyorum… Bakalım siz de şov için “Carriece” diyebilicek misiniz? 🙂

ImageImage

ImageImage

ImageImage

Image

Ve Carrie’yi tamamen bulabiliceğiniz, dayanılmaz Channel Şovu..

ImageImage

ImageImage

ImageImage

ImageImage


  • Channel’deki bahsettiğim Carrie ruhunu Sex and the City 2 adlı filmi izlerseniz çok daha iyi anlayabilirsiniz!
  • Düz saç modasının yerini 1980’lerin yoğun hacimli kıvırcık saçları alıyorsa ne mutlu bana! Kendimi de dahil ederek söylüyorum ki, düz ve sönük saçlar görmekten oldukça sıkılmıştım. Eğer siz de benim gibi bukleli saçlara sahipseniz ve benim gibi düzleştiriyorsanız, yapmayın, hem zamanınıza hem saçınıza yazık!
  • Şimdi moda farklı olmak!

 

Bana bu konuda yazmaktan çekinmeyin, ve hayat yorumlarınızla güzel!

Burçe Berker’in bana verdiği ilham “Siyahın Gücü” ise bir sonraki yazım olacak.

-Tuana 🙂


Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s